TÜRKİYE KUPASI YARI FİNAL KURALARI 18 ŞUBATTA ÇEKİLECEK

Fortis Türkiye Kupası yarı final kuraları, 18
Şubat Çarşamba günü İstanbul’da çekilecek.

     Ataköy Olimpiyatevi’nde saat 11.00′de gerçekleştirilecek kura çekimine, yarı
finalde mücadele etmeye hak kazanan Ankaraspor, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Sivasspor
kulüplerinin temsilcileri ile Futbol Federasyonu yetkilileri katılacak.

Kaynak :( A.A)

BEŞİKTAŞ İLE TRABZONSPOR YARIN 104. RANDEVUDA

Beşiktaş ile Trabzonspor, yarın BJK İnönü
Stadı’nda yapacakları maçla birlikte 104. kez karşı karşıya gelecek.

11 Ekim 1973 tarihinde Trabzonspor’un 2-0 galibiyetiyle başlayan 36 yıllık
rekabette, bugüne dek yapılan 103 karşılaşmanın 43′ünü Beşiktaş, 38′ini
Trabzonspor kazanırken, 22 maçta da taraflar birbirine üstünlük sağlayamadı.

Siyah-beyazlıların toplam 141 golüne, bordo-mavililer 115 golle karşılık
verdi.

İki takım arasında bu sezon ligde Trabzon’da yapılan maç 0-0 biterken,
Fortis Türkiye Kupası grup karşılaşmasında ise Beşiktaş, Trabzon’da 2-1 galip
geldi.

Beşiktaş ile Trabzonspor arasında ligde yapılan maçlarda ise galibiyet
sayısında eşitlik bulunuyor.

İki takım arasında yapılan 69 lig maçında taraflar 27′şer galibiyet alırken,
15 karşılaşma da berabere sonuçlandı.

Ligde Beşiktaş’ın attığı 99 gole, Trabzonspor 79 golle karşılık verdi.

Beşiktaş, Trabzonspor karşısındaki en farklı skorlu galibiyetini 20 Kasım
1993′de İstanbul’da yapılan lig maçında 7-1′lik skorla aldı.

Siyah-beyazlılar ayrıca, 2001-2002 ve 2003-2004 sezonlarında 5-0, 1994-1995
sezonunda da rakibini 4-0 yenerek, sahadan farklı skorlu galibiyetle ayrıldı.

Trabzonspor ise Beşiktaş karşısındaki en farklı skorlu galibiyetini 7
Ağustos 1988′de Serdar’ın jübile maçında 4-1′lik sonuçla elde etti.

Kaynak :( A.A)

VÜCUDUNA EN İYİ HÜKMEDEN FUTBOLCU ALEX

Nörolog Beyin Cerrahı Doç. Dr. Fikret Ergüngör,
Türkiye’de vücuduna en iyi hükmeden futbolcunun Fenerbahçeli Alex olduğunu
savundu.

     Ankara’da 2008 yılında en iyi nörolog seçilen Doç. Dr. Ergüngör, futbola
olan dünya genelindeki büyük ilginin en önemli sebebinin beyinle futbol
arasındaki ilişkiden kaynaklandığını belirterek, ”Beyindeki hareket merkezinde
el ve özellikle baş parmak en fazla yere sahiptir. Futbol ise ellerin
yasaklandığı, ama onun yerine aynı becerinin ayaklardan istendiği bir oyundur. Bu
da futbola ilgiyi çok artıyor, ABD bile buna fazla kayıtsız kalamadı” diye
konuştu.

     Kazanılmış bir hakkın kullanılamamasının futbolcuların yetenek düzeylerini
belirlediğini dile getiren Ergüngör, ”Fenerbahçeli Alex, futbolda vücudunun her
yerine inanılmaz hükmeden bir sporcu. Çok koşmanın bir zaruret olmadığını
gösteriyor. Yine Arda’nın da hakkını vermek lazım, ayaklarına çok iyi hükmediyor.
Eski futbolculardan Oğuz, Can Bartu, Lefter örnek olarak gösterilebilir. Dünya
futbolunda da Pele, Zico, Zidane, Gerrard, Messi, Kaka farklı yere sahip”
ifadelerini kullandı.

     Ergüngör, kazanılmış bir hak olan ellerin kullanılamaması ve becerinin büyük
oranda ayaklara yüklenmesinin agresifliği de beraberinde getirdiğini söyledi.

     Eser üretmesi istenen ayakların bu beklentiyi yeterince karşılayamaması
durumunda bazen silah gibi kullanıldığını vurgulayan Ergüngör, şöyle konuştu:

     ”Futbolcular rakiplerine tekmelerle zarar verebiliyor. Yepyeni bir özellik
kazandırılmak istenen ayaklar, bu olmayınca, şiddet için de kullanılabiliyor.
Mesela Fortis Türkiye Kupası’ndaki Bursaspor-Fenerbahçe maçında Emre bir
pozisyonda aniden sinirlenerek tepki gösterdi. Ne zaman ki rakibini düşürdü,
rahatladı.”

     Ergüngör, beyinle futbol arasındaki ilişkinin seyirciyi de etkilediğini
ifade ederek, ”Taraftarlar oyunun kurallarını bilmesine rağmen, el kadar
gelişmemiş ayaklardan aynı mahareti bekliyor. Sadece birisinden değil, tüm
oyunculardan beklenti içinde. 11 futbolcunun sağlıklı tek bir vücut gibi ahenkli
hareket etmesini istiyor. Bu uyum olmadığı zaman da taraftar çok çabuk
sinirleniyor” dedi.

     Doç. Dr. Ergüngör, hakemlerin büyük beklenti içindeki seyirci kitlesiyle,
bunu karşılamaya çalışan futbolcuların stresi arasında kaldığını kaydetti.

     Hakemlerin anlık olaylarda karar vermek durumunda olduğunu anlatan Ergüngör,
”İnsanın şahsiyetini belirleyen en önemli özelliklerden birisi en kısa zamanda
en doğru kararı verebilme yetisidir. Hayat boyunca hepimizin çok ciddi kararlar
vermek zorunda kaldığımız durumlar var. Halbuki futbolda hakemlerin uzun düşünme
payı yok. Yardımcı hakemler dışında, aynı stres ortamından etkilenmeyip objektif
düşünebilen başkalarından fikir alma şansı yok. Aslında hakemlik insanların karar
verme yetisini çok güçlendiren, artıran bir meslek. O da koşuyor, en az sporcu
kadar pozisyonun içinde. En hızlı ve en doğru kararı vermek zorunda” diye
konuştu.

Kaynak :( A.A)

POLAT: GALATASARAY KULÜBÜ İÇİN BİR İMTİYAZ TALEBİNDE BULUNMADIK

Galatasaray Kulübü’nün aylık divan kurulu toplantısı yapıldı.

     Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret Salonu’nda, İrfan Aktar başkanlığında
gerçekleştirilen toplantıya, kulüp yönetimi adına başkan Adnan Polat ile üyeler
Haldun Üstünel, Faruk Bil, Mehmet Helvacı, Murat Yalçındağ, Ali Haşhaş ve Nejat
Uygur katıldı.

     Adnan Polat, üyelere yaptığı konuşmada, özelikle son dönemde Futbol
Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu ile yaşanan gerginliğe değinerek, yine sert
ifadeler kullandı.

     Futbolu bir şov endüstrisi olarak gördüklerini ve hiçbir zaman ayrıcalık
talep etmediklerini vurgulayan Polat, şöyle devam etti:

     ”Futbol Federasyonu’nu, yayınladığımız deklarasyonla çok ciddi eleştirdik.
Bu durum, federasyon ile kurullarını ciddi şekilde rahatsız etmeye devam edecek.
Futbolu yönetenlerin, kanunlar ve kurallarla yönetmesini istiyoruz. Galatasaray
Kulübü için bir imtiyaz talebinde bulunmadık, kafamızdan da geçmiyor. Rahmetli
Hasan Doğan federasyon başkanı olduğunda kendisiyle konuşup, ‘Hiçbir talebimiz
yok, yeter ki maçlar düzgün yönetilsin. Yarışmacıların hangisi iyiyse, o
kazansın. Şartsız destekliyoruz’ dedik. Mahmut Özgener’le de aynı şeyleri konuşup
desteğimizi verdik, sözümüzün arkasında durduk. Ligler başladı ve Galatasaray
takımı oyuncularına daha birinci maçtan başlayan tekmeler, tokatlar, dirsekler,
anti futbol diye adlandırdığımız vakit geçirmeler… Mahmut Özgener’le eylül
ayında görüşüp, şikayetlerimizi ilettik. Hakemlerimizin bazı konulara dikkat
etmelerini, anti futbola önlem alınmasını ve hakemlerimin kart çıkartma
hastalığına son vermelerini istedik. Futbolcuları biraz özgür bırakmalarını
söyledik. Desteğimizi sürdürdük. Ekim ve kasım aylarında tekrar tekrar görüştük.
Aralık ayındaki basın toplantısı öncesi görüşüp, rahatsızlıklarımızı dile
getirdim ve toplantıda desteğimizi yineledim. Bana, devre arasında yapacakları
eğitim çalışmalarıyla sıkıntıları gidereceklerini aktardılar. Tabii ki akşamdan
sabaha düzelmeleri mümkün değil. Biz hep arkalarında olduk.”

     Ümit Karan’ın kırmızı kart gördüğü Fortis Türkiye Kupası’ndaki Sivasspor
maçının hakemlerini eleştiren Polat, saha içinde farklı, saha dışında farklı
konuşulmasından yakındı.

     Sivasspor maçının, çok kötü bir zeminde, tüm uyarılarına rağmen
oynatıldığını belirten Polat, ”Ümit Karan’ın hırsla yere vurduğu tekme nedeniyle
yardımcı hakemin üzerine su sıçradı, ardından da küfür ettiği gerekçesiyle
kırmızı kart çıktı. Saha içinde oyuncularımız nedenini sorduğunda, sıçrayan suyu
gösteren hakemler, maç sonrası çıkıp ‘küfür etti’ diyorlar. Eğer saha içinde
sıçrayan suyu kendisine hakaret olarak gördüğünü ve kırmızı kart çıkardığını
söylese, diyecek hiçbir şeyimiz olmaz. Şimdi bunu nasıl izah edebiliriz?” dedi.

     Sivasspor maçında kural hatası olduğu itirazlarına karşın, Merkez Hakem
Kurulu’nun aksi yönde karar verdiğini hatırlatan Polat, iddialarının arkasında
olduklarını söyledi ve bunu ispatlayacakları iddiasında bulundu.

     Kayserispor maçında Lincoln’e gösterilen kartların yanlış olduğunu savunan
Adnan Polat, hakem Selçuk Dereli’nin, oyunu dengeleme psikolojisine girerek,
ikinci yarıda Kayserispor’un penaltısını vermediğini de öne sürdü.

     Lincoln’e yapılan hareketin penaltı olduğunu, ikinci kartın da yanlış
çıktığını söyleyen Polat, sözlerini şöyle sürdürdü:

     ”Verilen hatalı kararlarla bir anda ortam gerildi. Tekmeler havada uçuşmaya
başladı, seyirciler gerildi. O güzel bahar havası, fırtınalı bir havaya döndü.
Hakem ise ikinci yarı hatasını anladı ve bu kez oyunu dengelemek için
Kayserispor’un penaltısını vermedi, atılması gereken oyuncuları atmadı. Biz bunu
istemiyoruz. Hata kimseye yapılmasın. Galatasaray’ı anlamamışlar ve kim olduğunun
farkına varamamışlar. Galatasaray’ın, Türk futbolunun sancak gemisi olduğunu hala
idrak edememişler. Sonra İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Fenerbahçe maçını
izledim, yine hatalar… Böyle olmaz ki. Seyirciler, statlara takımları izlemeye
geliyorlar. Son haftalarda ise hep hakemler tartışılıyor. En iyi hakem, sahada
gözükmeyendir. Bıraksınlar, futbol oynayalım. Neticeleri kendileri tayin etmenin
peşindeler. Bundan tüm takımlar mustarip. Biz hakemlerimizden, kimsenin etkisi
altında kalmadan, kimseye yaranma sorumluluğu olmadan, çıkıp maçlarını
yönetmelerini istiyoruz. Destek veriyoruz dedik, baktık ki Galatasaray’ı hiç
dikkate almıyorlar. Bundan sonra yapılacak hataların telafisi olmayacak. Biz
Galatasaray’ın haklarını korumak için görevdeyiz. Bunu yapamayacaksam, zaten
burada olmamam lazım.”

     Polat, görüşülmesi süren bir konuda, henüz karar verilmeden Merkez Hakem
Kurulu Başkanı Oğuz Sarvan tarafından basın toplantısı düzenlenerek açıklamalarda
bulunulmasını eleştirerek, ”Biz ne dersek, ‘hayır’ demek ve bize para cezası
kesmek mi futbolu yönetme yöntemleri. Sesimize niçin kulak vermiyorlar?
Kendilerini düzeltmelerini bekliyoruz” diye konuştu.

     Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği’nde yaklaşmakta olan
seçimlere dikkat çeken Polat, mevcut başkan Selçuk Dereli’nin yönettiği
Galatasaray-Kayserispor maçına, bir diğer aday Cüneyt Çakır’ın babası eski hakem
Serdar Çakır’ın gözlemci olarak atanmasını eleştirirken, haklarını her platforma
arayacaklarını belirtti.

     Dereli ve Çakır’ın kanlı bıçaklı olduğunu ileri süren Adnan Polat, ”Maçta
siz bu hakemin psikolojisini düşünebilir misiniz? Tabii ki bu hakemlerle ligi
bitireceğiz ve Selçuk Dereli maçlarımıza gelebilir, ama Tahkim’de de şekil
hataları yaparlarsa, konuyu UEFA, FIFA ve CAS’a kadar götürmeye hazırız.
Hakkımızı ararız” dedi.

     Kadrolarındaki sakat oyuncu sayısının yüksek olmasından yakınan Polat,
”Oyuncularımız, sahada yedikleri dayakla kalıyorlar. Bunu kabullenmeyeceğiz.
Hangi sertlikte gerekiyorsa, o sertlikte cevap vermeye hazırız. Hakemlerimizi
destekledik, sabır gösterdik, ama bizi hayal kırıklığına uğrattılar. Kendilerini
düzeltmezlerse, sesimizin gürlüğünü daha iyi duyacaklar. Onun için, ‘Galatasaray
Türkiye’dir’ dedik. Bunu iyi anlamalılar. Düzelirlerse, yine destek veririz”
ifadelerini kullandı.

     Adnan Polat’ın son günlerde federasyon ve Merkez Hakem Kurulu ile yaşanan
sıkıntılarla ilgili konuşmasının ardından söz alan üyelerden, farklı görüşler
geldi.

     En sert tepkiyi veren divan kurulu üyesi Hayrettin Kozak, başkan Polat’la
aynı fikirde olmadığını söylerken, daha sağduyulu bir yaklaşım gerektiğini
savundu.

     Kozak ayrıca, Ali Sami Yen Stadı’nda edilen küfürlerden duyduğu rahatsızlığı
dile getirdi ve kimsenin bu durumun engellenmesine yönelik çalışma yapmamasından
yakındı.

     Daha sonra tekrar söz alan başkan Polat, fikirlerinin herkesten destek
görmesini beklemediğini ifade ederek, ”Federasyonla kan davası gütmüyoruz.
Kendilerini düzeltmeleri kaydıyla her zaman dost elimizi uzatırız. Yeter ki
futbol oynanmasına müsaade etsinler. İkazlarımızın dikkate alınmaması nedeniyle
böyle bir deklarasyona mecbur kaldık. Neticede hepimiz Türk futbolunun birer
unsuruyuz, ama yanağımıza daha fazla tokat vurdurtmayacağız” dedi.

     Toplantının ardından basın mensuplarının sorularına, ”Gerekli tüm
açıklamaları kürsüden yaptım” diyen Polat, Lincoln’ün, Kayserispor maçında 30
dakika içinde iki sarı kart birden göreceği şeklinde kendisine bilgi geldiği
şeklindeki haberlerin hatırlatılması üzerine, ”O konuya girmek istemiyorum”
demekle yetindi.

     Adnan Polat, toplantıda divan kurulu üyelerine son dönemdeki çalışmalarıyla
ilgili de bilgiler verdi.

     Yapımı devam eden Türk Telekom Arena Stadı’nın VIP koltuk ve localarının
satışına mart ayının ikinci yarısında başlayacaklarını anlatan Polat, 12 milyon
dolar gelir beklediklerini söyledi.

     Galatasaray olarak GSM operatörlüğü yapacaklarını ve 3 Mart’ta konunun
tanıtımının yapılacağını dile getiren Polat, Avea ile birlikte yapacakları
çalışmada, 350 bin aboneye ulaşmaları halinde yaklaşık 2 milyon dolar gelir
sahibi olacaklarını ifade etti.

     Polat, Galatasaray TV ve Galatasaray Kart konularında önemli çalışmalar
içinde olduklarını, Mecidiyeköy’deki arsa için birçok benzin istasyonu
şirketinden önemli teklifler olduğunu, Riva arazisinin inşaat ruhsatının da
haziran-temmuz aylarına kadar çıkmasını beklediklerini bildirdi.

     Polat ayrıca, yaklaşan mali genel kurul toplantısı nedeniyle ayrıntıya
giremeyeceğini belirtti, ancak kulübün konsolide borç ve alacak farkının 110
milyon dolar olduğunu söylemekle yetindi.

Kaynak :( A.A)

MEHMET YILDIZ VE CANER CELEP’E 2′ŞER MAÇ CEZA VERİLDİ

Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Sivassporlu futbolcu Mehmet Yıldız ve Denizlisporlu Caner  Celep’e 2′şer maç ceza verdi.

     Kurul, bugün yaptığı toplantıda, Fortis Türkiye Kupası’nda 3 Şubatta oynanan
Sivasspor-Galatasaray maçında, rakip takım oyuncusuna yönelik hakareti nedeniyle
Mehmet Yıldız’a 2 maç ceza uygularken, kupada 4 Şubatta oynanan
Ankaraspor-Denizlispor maçında hakeme yönelik sportmenliğe aykırı hareketi
nedeniyle de Denizlisporlu Caner Celep’i 2 maçla cezalandırdı.

Kaynak :( A.A)

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.