DİYARBAKIR’DA SAVCILIK İNCELEME BAŞLATTI

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı dün DTP
tarafından düzenlenen izinsiz gösteri ile ilgili inceleme başlattı.

     Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, dün Bağlar İlçesi Turgut Özal
Bulvarındaki DTP İl Binası önünde toplanan bir grup DTP’linin polisin uyarısına
rağmen yaptığı izinsiz gösteri ile ilgili yapacağı incelemenin ardından
soruşturma açılıp açılmayacağına karar verecek.

     Valilik, dünkü gösteriler sırasında çıkan olaylarda atılan taşlardan 8
güvenlik görevlisi ile 7 gösterici çeşitli yerlerinden hafif şekilde
yaralandığını, olaylarla ilgili 42 kişinin gözaltına alındığını bildirmişti.

Kaynak :( A.A)

“GURBETÇİ” SAYISINDA AZALMA

Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) verilerine göre,
2008′de kurum aracılığıyla yurt dışına gönderilen işçi sayısı, önceki yıla göre
yüzde 23.4 azalarak, 57 bin 652′ye indi.

     İŞKUR’un istatistiklerden derlenen bilgiye göre, iş bulmak için 1961
yılından günümüze yurt dışına gidenlerin sayısı 2 milyon 200 bini aştı.

     Geçen zaman içinde Türk işçisinin batı Avrupa’dan başlayan yolculuğu, zaman
içinde Doğu Avrupa, Türk cumhuriyetleri ve Arap ülkelerine yöneldi.

     Kayıtlara göre, 1961 yılında sadece Almanya’ya işçi gönderiliyordu.
Almanya’ya 1969-1973 yılları arasında Fransa, Avusturya, İsviçre, Hollanda ve
Avustralya’nın da eklenmesiyle yurt dışına gönderilen işçi sayısı bu tarihlerde
zirveye ulaştı. Bu 5 yılda Türkiye, 135 bini 1973′te olmak üzere, yurt dışına 543
bin 41 işçi gönderdi.

     Türkiye’den, 1990′lı yıllarda ise ortalama 46 binin üzerinde işçiyi yurt
dışına gitti. 2000 yılında 13 bin 645 olan yurt dışına gönderilen işçi sayısı,
2006′ya kadar sürekli artarak, 81 bin 379′a ulaştı.

     2007′de 75 bin 268′e inen işçi sayısı, geçici rakamlara göre 2008′de yüzde
23.4′lük düşüşle 57 bin 652′ye geriledi.

     Türkiye, geçen yıl 15 bin 696 işçiyle en fazla Rusya’ya işçi gönderirken, bu
ülkeyi 7 bin 544 işçiyle Suudi Arabistan, 5 bin 902 işçiyle Libya izledi.

     Ayrıca, Irak, Kazakistan, Ukrayna, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri,
Arnavutluk, Almanya, Romanya, Türkmenistan ve Fas da binden fazla kişiyi işçi
olarak gönderdiğimiz ülkeler oldu.

Kaynak :( A.A)

“HANGİ DİLDEN ANLIYORLARSA O DİLDEN KONUŞACAK HALKIM”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimin
yerel kalkınmaya, belediyeciliğe önem veren vizyoner siyaset ile sadece laf
üreten, demagoji yapan, polemik siyaseti arasında farkı bir kez daha ortaya
koyacağını söyledi.

Başbakan Erdoğan, AK Parti’nin Samsun Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen
mitingde yaptığı konuşmada, ”Kusura bakmasınlar, bu çamurlar, bu iftiralar AK
Parti’nin üzerine yapışmaz. Zira, güneş balçıkla sıvanmaz. Bunu böyle bilsinler.
29 Mart’ta bunun hesabını onlardan sorun. 29 Mart’ta çamur siyasetini hesabını
bunlardan sorun. Demokratik tepkinizi ortaya koyun. Hem bunlara hem de bunların
yandaş medyasına gereken cevabı verin” dedi.

”Yerel seçimin, hizmet siyaseti ile çamur siyasetinin farkını bir kez daha
ortaya koyacağını” ifade eden Başbakan Erdoğan, ”Bu seçim gerilim ve kriz
siyaseti ile güven ve istikrar siyaseti arasındaki farkı bir kez daha ortaya
koyacak” diye konuştu.

Erdoğan konuşmasında, ”Bu millet AK Parti’yi kurdu ama kurarken bize bir
görev verdi. Dedi ki ‘tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemeyecek ve
yedirmeyeceksiniz’. Bu millet bize dedi ki, ‘Türkiye’ye ayak bağı olmuş,
Türkiye’ye pranga olmuş bütün ağırlıklardan kurtulduk ve bizi kurtarıyorsunuz.’ O
nedenle 3 Kasımda 34,4; 28 Martta yüzde 42, 22 Temmuzda da yüzde 47 dedi… Ve
yüzde 47′nin dışında olanlara ‘size de biz hizmetkarız’ dedik. Fakat onlar dedi
ki’ hayır, yüzde 47, yüzde 53 var öbür tarafta dediler. Şimdi benim halkım
diyecek ki, ‘Yüzde 47′yi de beğenmediniz alın size…’ diyecek, diyecek. Hangi
dilden anlıyorlarsa o dilden konuşacak. Çünkü biz tüm kalbimizle halkımızın
içindeyiz. Tüm teşkilatımızla, milletvekillerimizle halkımızın içindeyiz. Biz
siyaseti gazete sayfalarından, televizyon ekranlarından, Babıali’den,
İkitelli’den yapmayız. Biz siyaseti, milletimizle birlikte milletin içinde
yaparız. Bizi arayan, Kocaeli’de, Kırşehir’de, Kastamonu’da, Sivas’ta, Sinop’ta,
Amasya’da bulur. Bizi arayan işte burada Samsun’da bulur” ifadelerini kullandı.

Kaynak :( A.A)

14 HASTANEDE USULSÜZLÜK TESPİT EDİLDİ

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkan Vekili
Fatih Acar, yaptıkları denetimlerde Ankara’da 14 hastanede 2.2 milyar TL’lik
usulüne uygun olmayan bir ödeme yapıldığını tespit ettiklerini bildirdi.

Gelecekte insanlara daha nitelikli ve kaliteli sağlık hizmeti sunmayı,
suistimalleri ortadan kaldırmayı amaçladıklarını söyleyen Fatih Acar, sözlerini
şöyle sürdürdü:

”Ankara’da pilot bölgede yapılan denetimlerde çok ilgi çekici olaylarla
karşılaştık. 36 kutu solüsyon yerine 54 bin kutu, 3 adet grafik çekilmesi
gerekirken, 35 bin kez grafik çekildi gösterilmiş, 220 ölmüş hastaya reçete
düzenlenmiş. Buna benzer 30′a yakın suiistimal tespit ettik. Bunun dışında 14
hastanede yaptığımız incelemeler sonucu, bir hastanenin yöneticileri hakkında
Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduk. Bunlarla ilgili yasal işlemler
devam ediyor.

Biz bu kontrolleri yapmakla mükellefiz. Ankara’da 14 hastanede 2.2 milyar
TL’lik usulüne uygun olmayan bir ödeme yapıldığını tespit ettik. Ankara’daki
denetimlerin benzerlerini tüm illerde devam ettireceğiz.”

Kaynak :( A.A)

ERDOĞAN: BAŞINIZA SEÇİM SANDIĞI MI DÜŞTÜ?

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, ”Başınıza seçim sandığı mı düştü? Ne oldu da bir günde aydınlandınız,
bir haftada milleti hatırladınız, milletin hissiyatını, milletin taleplerini dert
edinir oldunuz” dedi.

Erdoğan, partisince 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Ferhat ile Şirin’in
memleketi Amasya’da düzenlenen açık hava toplantısında halka hitap etti.

Milletten yetki aldıktan sonra 6 yıl boyunca Cumhuriyet değerlerinin tümünü,
demokrasi kazanımlarının tümüne sahip çıkan bir vizyonu, bir yaklaşımı
benimsediklerini ifade eden Erdoğan, ”Yaptıklarımızla başınızı dik tuttuk, bu
ülkenin itibarını yükselttik. Türkiye’nin saygınlığına leke sürdürmedik. Bizden
önceki iktidarların Türkiye’yi ne duruma düşürdüklerini siz gayet iyi bilirsiniz.
CHP’nin iktidar ortağı olduğu dönemde bu ülkenin nasıl karanlık bir tablo ile
karşı karşıya, nasıl utanç veren entrikalarla dolu olduğunu sizler gayet iyi
bilirsiniz. Ekmeğin, gaz yağının, benzinin karneyle satıldığı günleri daha
unutmadık” diye konuştu.

”AK Parti, özgürlük, demokrasi mücadelesi verirken neden destek olmadınız
da köstek oldunuz?” diyen Erdoğan, ”AK Parti yoksullukla, yolsuzlukla,
yasaklarla mücadele ederken neden destek değil de köstek oldunuz. AK Parti,
göğsünü gere gere çetelerle mafya ile hukuksuzlukla mücadele ederken soruyorum
neredeydiniz? Sayın Baykal ‘onların avukatıyım’ demedin mi? Ne oldu da birden
bire aydınlandınız? Başlarına ne düştü? Bilmiyorum ama 29 Martta başlarına bir
kez daha Amasya’nın meşhur elmasının düşeceğini çok iyi biliyorum” dedi.

Erdoğan, ”Bunlar muhalefeti taşeronlara vermişler. Bu taşeronlar kim?
Yandaş medyaları. Bunlar yazıyor, çiziyor. Bunlar da medyanın arkasına takılmış
yola devam ediyorlar. Buradan, Amasya meydanından sesleniyorum. Kargadan kılavuz
olmaz. Diyorum ki kendinize başka kılavuz bulun” diye konuştu.

Erdoğan şunları söyledi:

”Onun için ben diyorum ki, bak isim de vermiyorum. Hangi medya yalan yanlış
haber yapıyorsa evinize sokmayın diyorum. Niye? çünkü basın ahlakı diye birşey
var, doğru habercilik diye birşey var. Sen doğru habercilik yapmayacaksın, bu
ülkenin başbakanına yalan yanlış iftiralar atacaksın, ondan sonra da kalkıp da bu
ülkenin başbakanı bunları ortaya koyup söylediği zaman da diyeceksin ki basın
özgürlüğüne bu ülkede halel geliyor. Kusura bakmasınlar hiçbir şey gelmiyor.
Senin başbakana iftira etme özgürlüğün kadar, en azından başbakanın da doğruları,
gerçekleri millete anlatma özgürlüğü var.”

Kaynak :( A.A)

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.