CHP:ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN UZLAŞI GÜNDEMİMİZDE YOK

CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, “Laikliğe
karşı eylemlerin odağı olduğu Anayasa Mahkemesince tescil ve tespit edilen bir
iktidarla Anayasa değişikliği için uzlaşının, gündemlerinde bulunmadığını”
söyledi.

     Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in, “Anayasa değişikliğinin
bir meclis çoğunluğu değil, bir uzlaşı meselesi” olduğuna yönelik sözleri
hatırlatılarak, muhtemel bir anayasa değişikliğine destek verip vermeyecekleri
sorusu üzerine Okay, iktidarın, seçim öncesi suni gündem ve yeni tartışma ortamı
yaratmak istediğini ileri sürdü.

     Türkiye’nin sorununun işsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk olduğunu, bu
konuların tartışılması gerektiğini iddia eden Okay, “iktidarın, anayasa
değişikliği önerisiyle ülkenin gerçek tartışma konularını örttüğünü” savundu.

     Okay, seçim sonrası için şimdiden böyle bir tartışma ortamı yaratmanın hiç
kimseye faydası olmayacağını, Parlamentonun çalışma gündeminin de anayasa
değişikliğini ele almak için uygun olmadığını ifade ederek, “Dokulmazlıklarla
ilgili tek maddelik bir anayasa değişikliği önerisi gelirse, bunu
değerlendirebileceklerini” belirtti.

     Siyasal iktidarın üslup ve anlayışında, daha önceki uzlaşı teklifinden bu
yana hiçbir değişiklik olmadığını öne süren Okay, “O nedenle anayasa değişikliği
önerisi, CHP’nin bu aşamada gündeminde değildir. İktidarın üslup ve anlayışında
değişiklik olması, ön şartımızdır. Laikliğe karşı eylemlerin odağı olduğu Anayasa
Mahkemesince tescil ve tespit edilen, hukuksuzluğu önceliği yapan bir iktidarla
Anayasa değişikliği için uzlaşı ortamında bulunmak, CHP’nin gündeminde yer
almamaktadır” diye konuştu.

Kaynak :( A.A)

CHP:DENİZFENERİ DAVA DOSYASI ELİMİZDE

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Üyesi Ali Kılıç,
Denizfeneri E.V Derneği’ne ilişkin Almanya’da açılan dava dosyasının bir
örneğinin ellerinde olduğunu belirterek, “Adalet Bakanı’ndan veya hükümetten
talep gelirse dosyayı kendilerine gönderebileceklerini” söyledi.

     Kılıç, CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, Denizfeneri
E.V Derneği hakkında Almanya’daki davaya ilişkin dosyada, “uyuşturucu
kaçakçılığından, gemi alımına kadar Türkiye’de gündemde olmayan bir çok konunun
yer aldığını” öne sürdü.

     Kılıç, duruşma hakimi Dr. Jochen Müller’in Almanya’da katıldığı bir radyo
programında, “Zahid Akman Almanya’ya gelirse bir şeyler olacağını bilmeli”
şeklinde açıklamalarda bulunduğunu savunarak, Alman yetkililerin dosyanın
kapanmadığını söylediklerini kaydetti.

     Almanya’da Denizfeneri hakkındaki davanın görüldüğü tarihte bir bankanın
Frankfurt şubesinin Alman polisi tarafından basıldığını ifade eden Kılıç, bu şube
müdürünün Türkiye’ye çağrılarak “terfi ettirildiğini” iddia etti.

     Denizfeneri yöneticilerinin Baltıc Khristina adlı gemiyi tamirat ve bakım
giderleriyle 1 milyon 300 bin avroya satın aldığını anlatan Kılıç, Almanya’daki
bir banka şubesinin bu gemi için 1 milyon 700 bin avro kredi verdiğini savundu.
Arada 400 bin avro fark bulunduğunu belirten Kılıç, “İlginçtir, Denizfeneri’ne
gelen yardımlardan 400 bin avro, İstanbul’daki Haliç Ltd’ye aktarılmış. İlginç
olan bir konu da bu şirketin Zekeriya Karaman’ın oğluna ait olması” dedi.

     “Zekeriya Karaman’ın oğlu ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu arasında
akrabalık ilişkisi olduğunu” öne süren Kılıç, kredi taksitlerini kimin ödendiği
sorusunun yanıtlanmasını istedi. “Denizfeneri, AK Parti ile ortaya çıkmış bir
olaydır. Ona, Mehmetçik Vakfı’na bile vermediği vergi kolaylığını sağlayan kim?
AK Parti hükümeti…” diyen Kılıç, şunları kaydetti:

     “Bu organizasyon içinde yer alan kişiler, AK Parti kadrolarıyla yönetimiyle
içli dışlı, yakın ilişki içinde olan insanlardır. Ben hukuk değil, siyaset
konuşuyorum. AK Parti’nin, AK Parti yöneticilerinin bu olayla ilgisinin hukuki
bir değer taşıyıp, taşımadığı, yarın AK Parti, iktidardan uzaklaştığında
yapılacak bir soruşturmayla ortaya çıkar. Hukuki bir bağlantı vardır, yoktur onu
bilmem. Ama siyasi bir bağlantının olduğundan kimsenin kuşku duymaya hakkı
yoktur. Siyaseten AK Parti, Denizfeneri’nin birinci derecede sorumlusudur.”

     Kılıç, gazetecilerin, “Dosyayı nasıl elde ettiniz?” sorusuna, kendisinin 25
yıl Almanya’da yaşadığını ve gazetecilik yaptığını belirterek, iddiaların yakın
tarihte yayımlanacak bir kitapta da yer alacağını ifade etti.

     “Dosyayı gönderecek misiniz?” sorusu üzerine Kılıç, “Adalet Bakanı’ndan veya
Hükümetten talep gelirse dosyayı göndeririz” dedi.

Kaynak :( A.A)

BAHÇELİ İSTANBUL BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINI TANITTI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İstanbul’u
uzaktan izleyenlerin, ”sanki seçimlere iki partinin katıldığı varsayımına”
inanacaklarını belirterek, ”Bir tarafta İstanbul’u çamur haline getiren ve
yaşanmaz bir il olarak karşımıza dikmiş olan AKP zihniyeti, bir tarafta birkaç
tane yolsuzluğu kendisine veri kabul eden bir zihniyetle yarışa katılan
tahterevallinin diğeri” dedi.

MHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Turgut ile 39 ilçe
belediye başkan adayı, İstanbul Gösteri Merkezi’nde, Bahçeli’nin katıldığı
törenle tanıtıldı.

Bahçeli, burada yaptığı konuşmada, partililere televizyon propagandalarının
etkisi altında kalmamalarını, milletin karşısında başka alternatif yokmuş gibi bu
görüntüyü kabul etmemelerini ve morallerini bozmamalarını istedi.

Hükümetin gerilim stratejisine dayalı olarak kutuplaşma, cepheleşme ve
çatışmayı toplumun her alanına yayarak, kendi gününü gün etmek istediğini ve bu
stratejinin yerel seçimlerde de ortaya konulduğunu savunan Bahçeli, ”AK
Parti’nin aday tanıtım toplantısında adayının yaptıklarını ya da yapamadıklarını
anlatmak yerine çatışmayı, kamplaşmayı, kavgayı körükleyen üslup bozukluğu
içindeki ifadelerle kışkırtıcılık yaptığını” ileri sürdü.

Bahçeli, ”diğer partinin de bu tuzağa düşerek, bu gerilim stratejisinin
diğer ucu olarak birbirinin kuyusunu kazan, iftira atan, kötüleyen bir anlayışla
bir demokratik yarış yaptığını zannettiğini” kaydetti.

Bu seçimin, 6 yıldan beri bu ülkeyi yöneten zihniyete ”dur” demenin ilk
işareti olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, ”Bu seçimde AK parti
Türkiye genelinde önemli sayılabilecek bir oy kaybına uğrarsa, bu kötü yönetime
‘dur’ diyebilmenin ilk işareti verilmiş olacak. Ondan sonra TBMM’de önemli
değişimler, gelişmeler olabilir. Ve Türkiye’nin gelecekte iktidarının kim olacağı
noktasında toplum vicdanında milli iradenin şekilleneceği bir ufuk görülebilir”
dedi.

Bahçeli, milli iradeyi sandıkta bütünüyle temsil edebilmek için 29 Mart
sabahı herkesin koşa koşa sandık başına gitmesini ve yüksek bir katılım
sağlanmasını istedi.

Bahçeli, küresel krizin Türkiye’ye doğru geldiğine işaret ederek, ”Sayın
Başbakan, hala teğet çizgisinde kendini kabul etme. Tamamen toplumun çekirdeğine
gelmiş. Neresi teğet? Toplum gittikçe krizin tesiri altında kalmış” şeklinde
konuştu.

”Bu seçim yalana, yoksulluğa, yolsuzluğa, teslimiyetçi anlayışlara, sahte
kahramanlık heveslerine ‘dur’ demenin seçimi olacak” diyen Bahçeli, ”Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’yi çok büyük sıkıntılara sokabilecek tavırlardan
uzak kalmasını” istedi.

Devlet Bahçeli, vatandaşlara ”Ülkenin sahibi sizsiniz. O zaman karar da
sizin olsun. Ülkeniz için yüreğinizi ortaya koyun” diye seslendi.

Kaynak :( A.A)

BAŞBAKAN ERDOĞAN: İŞİMİZ HİZMET, GÜCÜMÜZ MİLLET

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”İşimiz hizmet,
gücümüz Millet. Durmak yok, hizmete devam. Bu millete hizmet etmekten, bu
milletin hizmetkarı olmaktan daha güzel birşey olabilir mi?” dedi.

Başbakan Erdoğan Havza’da, Ankara-Samsun bölünmüş devlet yolu ve toplu
açılış törenine katıldı.

Erdoğan, törende yaptığı konuşmada bugün 283 tesisin açılışını daha
yaptıklarını belirterek, ”Yol medeniyettir” dedi. Erdoğan, bugün Sarp Sınır
Kapısı’ndan Kapıkule’ye kadar artık vatandaşın bölünmüş yolları kullanarak
gidebileceğini ifade etti.

Samsun’dan Havza’ya kara yoluyla gelirken yoldaki TIR’ların kornalarına
basarak kendilerini selamlamalarının mutluluk verici olduğunu söyleyen Erdoğan,
şöyle konuştu:

”Çünkü onlar bu yollarda çok çile çektiler. İnanıyorum ki şoförlerimiz daha
rahat edecekler. Ben, emeği geçen herkese de teşekkür etmek istiyorum.

Ülke genelinde toplu konutta da seferberliğimiz devam ediyor. ‘Durmak yok,
yola devam’ anlayışıyla yola devam ediyoruz. Biz, yorulmak bilmiyoruz. İşimiz
hizmet, gücümüz millet. Durmak yok, hizmete devam. Bu millete hizmet etmekten, bu
milletin hizmetkarı olmaktan daha güzel birşey olabilir mi? Biz milletimizin
efendisi olmaya talip olmadık. Biz milletimizin hizmetkarı olmaya talip olduk ve
bunun hakkını vermeye gayret ediyoruz. İşimiz bu. Artık Ankara-Samsun yolu tam
olarak hizmete giriyor. Herkese hayırlı olsun.”

Daha sonra diğer açılış noktalarından sağlanan canlı yayınlarla toplu
açılışları gerçekleştiren Başbakan Erdoğan, TOKİ konutlarından ev alan hak
sahiplerine anahtarlarını teslim etti.

Başbakan Erdoğan, daha sonra direksiyonuna geçtiği makam aracını bölünmüş
yolda bir süre kullandı. Bölünmüş yoldan geçerek Ankara’ya gitmek üzere kara
yoluyla Merzifon’a hareket eden Başbakan Erdoğan, Merzifon’dan Ankara’ya gidecek.

Kaynak :( A.A)

“HANGİ DİLDEN ANLIYORLARSA O DİLDEN KONUŞACAK HALKIM”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimin
yerel kalkınmaya, belediyeciliğe önem veren vizyoner siyaset ile sadece laf
üreten, demagoji yapan, polemik siyaseti arasında farkı bir kez daha ortaya
koyacağını söyledi.

Başbakan Erdoğan, AK Parti’nin Samsun Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen
mitingde yaptığı konuşmada, ”Kusura bakmasınlar, bu çamurlar, bu iftiralar AK
Parti’nin üzerine yapışmaz. Zira, güneş balçıkla sıvanmaz. Bunu böyle bilsinler.
29 Mart’ta bunun hesabını onlardan sorun. 29 Mart’ta çamur siyasetini hesabını
bunlardan sorun. Demokratik tepkinizi ortaya koyun. Hem bunlara hem de bunların
yandaş medyasına gereken cevabı verin” dedi.

”Yerel seçimin, hizmet siyaseti ile çamur siyasetinin farkını bir kez daha
ortaya koyacağını” ifade eden Başbakan Erdoğan, ”Bu seçim gerilim ve kriz
siyaseti ile güven ve istikrar siyaseti arasındaki farkı bir kez daha ortaya
koyacak” diye konuştu.

Erdoğan konuşmasında, ”Bu millet AK Parti’yi kurdu ama kurarken bize bir
görev verdi. Dedi ki ‘tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemeyecek ve
yedirmeyeceksiniz’. Bu millet bize dedi ki, ‘Türkiye’ye ayak bağı olmuş,
Türkiye’ye pranga olmuş bütün ağırlıklardan kurtulduk ve bizi kurtarıyorsunuz.’ O
nedenle 3 Kasımda 34,4; 28 Martta yüzde 42, 22 Temmuzda da yüzde 47 dedi… Ve
yüzde 47′nin dışında olanlara ‘size de biz hizmetkarız’ dedik. Fakat onlar dedi
ki’ hayır, yüzde 47, yüzde 53 var öbür tarafta dediler. Şimdi benim halkım
diyecek ki, ‘Yüzde 47′yi de beğenmediniz alın size…’ diyecek, diyecek. Hangi
dilden anlıyorlarsa o dilden konuşacak. Çünkü biz tüm kalbimizle halkımızın
içindeyiz. Tüm teşkilatımızla, milletvekillerimizle halkımızın içindeyiz. Biz
siyaseti gazete sayfalarından, televizyon ekranlarından, Babıali’den,
İkitelli’den yapmayız. Biz siyaseti, milletimizle birlikte milletin içinde
yaparız. Bizi arayan, Kocaeli’de, Kırşehir’de, Kastamonu’da, Sivas’ta, Sinop’ta,
Amasya’da bulur. Bizi arayan işte burada Samsun’da bulur” ifadelerini kullandı.

Kaynak :( A.A)

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.