ERDOĞAN, “FAKİR FUKARAYA YARDIMA DEVAM” DEDİ

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Fakir, fukara, garip gurebanın evine kömürleri gönderdik mi? Gönderdik… Sobayı gönderdik mi? Gönderdik ve göndermeye de devam edeceğiz… Yani CHP şöyle diyor, bu böyle diyor, bizi ırgalamaz” dedi.

     Partisinin Nevşehir mitinginde yoğun kar yağışı altında yaptığı konuşmada, hükümetin ekonomi alanında attığı adımlara değinen ve enflasyon, büyüme oranı, gecelik faizler, ihracat gibi alanlarda olumlu gelişmeler yaşandığını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

     “Bir çok oyunlar oynuyorlar. Yalan, yanlış rakamlar veriyorlar. Asla bu oyunlara gelmeyiniz. Biliyorum siz kararlısınız. Gerçekleri de biliyorsunuz ve gerçekleri de inşallah 29 Mart’ta göstereceksiniz. Bunlar ülkeyi borç batağına soktular. Biz bu borç batağından ülkeyi kurtarıyoruz.”

     Erdoğan, sosyal yardımlara ve hizmetin önemine işaret ederek, Ziya Paşa’nın ”eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri” sözünü hatırlattı. Şimdiye kadar 14 trilyon yardım yapıldığını ve bundan sonra da devam edeceğini bildiren Erdoğan, “Biz yola devam ediyoruz. Sosyal devlet ilkesiyle yola devam edeceğiz” diye konuştu.

Kaynak :( A.A)

ERDOĞAN:IMF İLE PAZARLIK ŞU AN İYİ GİDİYOR

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Biz şu anda (IMF ile) pazarlık yapıyoruz. Pazarlık tutarsa olur, tutmazsa olmaz. Olay bu kadar basit ve şu anda da iyi gidiyor. Bizler, Türkiye’nin menfaatine olmayan hiçbir metnin altına imza atmayız” dedi.

     Partisinin Nevşehir mitinginde yaptığı konuşmada, “bu toprakların, sevgi medeniyeti, hoşgörü medeniyeti, birlikte yaşama kültürünün doğduğu, yeşerdiği ve dünyaya örnek teşkil ettiği topraklar” olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Kimse insanlarımız arasına nifak tohumları ekemez” dedi.

     Bu çerçevede, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir düzenleme yaparak Aleviliğin de öğretime dahil edilmesini sağladığını, şu anda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders kitabında 32 sayfa Alevilikle ilgili bölüm bulunduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

     “Biz diyoruz ki eğer bunu Alevi vatandaşlarımız, entelektüel kesim beğenmiyorsa hazırlığını yapsın MEB’e sunsun. Ön yargımız yok, ön kabulümüz yok. Onu oraya koyarız. Yeter ki gönüller hoşnut olsun. Anayasamızdaki tanımıyla
demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimiz bütün inanç gruplarına, mezheplere, dini anlayışlara eşit mesafede durmak, hepsinin din ve vicdan özgürlüğünü garanti altına almak durumundadır. Biz bunu yapıyoruz ve bu çerçevede çalışıyoruz”

     Erdoğan, konuşmasının devamında IMF ile görüşmeler konusuna değindi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

     “Bunlar gidip IMF’den para dileniyorlardı. El pençe, divan ‘emriniz başımız üstüne’ diyorlardı. Diyorlardı ki ‘ne diyorsanız onu yapalım, yeter ki bize verin’. Bakınız, biz göreve gelmeden önce Türkiye’nin MHP, DSP, ANAP iktidarında üçü birden 30 milyar dolar IMF’den borç aldılar. Bize 26.5 milyar dolar borçla bıraktılar. Şimdi IMF’ye Türkiye’nin borcu 8 milyar dolar.

     Şimdi biz, IMF ile görüşünce bunlar kıyamet koparıyor, ‘Niçin görüşüyorlar?’ Sen görüşürken oldu da biz görüşürken niye olmuyor? Ama biz geçen mayıstan bu mayısa görüşüyoruz. Niye görüşüyoruz? Eğer benim ülkemin menfaatine olacaksa imzalarız, olmayacaksa imzalamayız. Bizim anlayışımız bu. Biz şu anda pazarlık yapıyoruz. Pazarlık tutarsa olur, tutmazsa olmaz. Olay bu kadar basit ve şu anda da iyi gidiyor. Bizler, Türkiye’nin menfaatine olmayan hiçbir metnin altına imza atmayız.”

Kaynak :( A.A)

CHP:DENİZFENERİ DAVA DOSYASI ELİMİZDE

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Üyesi Ali Kılıç,
Denizfeneri E.V Derneği’ne ilişkin Almanya’da açılan dava dosyasının bir
örneğinin ellerinde olduğunu belirterek, “Adalet Bakanı’ndan veya hükümetten
talep gelirse dosyayı kendilerine gönderebileceklerini” söyledi.

     Kılıç, CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, Denizfeneri
E.V Derneği hakkında Almanya’daki davaya ilişkin dosyada, “uyuşturucu
kaçakçılığından, gemi alımına kadar Türkiye’de gündemde olmayan bir çok konunun
yer aldığını” öne sürdü.

     Kılıç, duruşma hakimi Dr. Jochen Müller’in Almanya’da katıldığı bir radyo
programında, “Zahid Akman Almanya’ya gelirse bir şeyler olacağını bilmeli”
şeklinde açıklamalarda bulunduğunu savunarak, Alman yetkililerin dosyanın
kapanmadığını söylediklerini kaydetti.

     Almanya’da Denizfeneri hakkındaki davanın görüldüğü tarihte bir bankanın
Frankfurt şubesinin Alman polisi tarafından basıldığını ifade eden Kılıç, bu şube
müdürünün Türkiye’ye çağrılarak “terfi ettirildiğini” iddia etti.

     Denizfeneri yöneticilerinin Baltıc Khristina adlı gemiyi tamirat ve bakım
giderleriyle 1 milyon 300 bin avroya satın aldığını anlatan Kılıç, Almanya’daki
bir banka şubesinin bu gemi için 1 milyon 700 bin avro kredi verdiğini savundu.
Arada 400 bin avro fark bulunduğunu belirten Kılıç, “İlginçtir, Denizfeneri’ne
gelen yardımlardan 400 bin avro, İstanbul’daki Haliç Ltd’ye aktarılmış. İlginç
olan bir konu da bu şirketin Zekeriya Karaman’ın oğluna ait olması” dedi.

     “Zekeriya Karaman’ın oğlu ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu arasında
akrabalık ilişkisi olduğunu” öne süren Kılıç, kredi taksitlerini kimin ödendiği
sorusunun yanıtlanmasını istedi. “Denizfeneri, AK Parti ile ortaya çıkmış bir
olaydır. Ona, Mehmetçik Vakfı’na bile vermediği vergi kolaylığını sağlayan kim?
AK Parti hükümeti…” diyen Kılıç, şunları kaydetti:

     “Bu organizasyon içinde yer alan kişiler, AK Parti kadrolarıyla yönetimiyle
içli dışlı, yakın ilişki içinde olan insanlardır. Ben hukuk değil, siyaset
konuşuyorum. AK Parti’nin, AK Parti yöneticilerinin bu olayla ilgisinin hukuki
bir değer taşıyıp, taşımadığı, yarın AK Parti, iktidardan uzaklaştığında
yapılacak bir soruşturmayla ortaya çıkar. Hukuki bir bağlantı vardır, yoktur onu
bilmem. Ama siyasi bir bağlantının olduğundan kimsenin kuşku duymaya hakkı
yoktur. Siyaseten AK Parti, Denizfeneri’nin birinci derecede sorumlusudur.”

     Kılıç, gazetecilerin, “Dosyayı nasıl elde ettiniz?” sorusuna, kendisinin 25
yıl Almanya’da yaşadığını ve gazetecilik yaptığını belirterek, iddiaların yakın
tarihte yayımlanacak bir kitapta da yer alacağını ifade etti.

     “Dosyayı gönderecek misiniz?” sorusu üzerine Kılıç, “Adalet Bakanı’ndan veya
Hükümetten talep gelirse dosyayı göndeririz” dedi.

Kaynak :( A.A)

BAHÇELİ İSTANBUL BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINI TANITTI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İstanbul’u
uzaktan izleyenlerin, ”sanki seçimlere iki partinin katıldığı varsayımına”
inanacaklarını belirterek, ”Bir tarafta İstanbul’u çamur haline getiren ve
yaşanmaz bir il olarak karşımıza dikmiş olan AKP zihniyeti, bir tarafta birkaç
tane yolsuzluğu kendisine veri kabul eden bir zihniyetle yarışa katılan
tahterevallinin diğeri” dedi.

MHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Turgut ile 39 ilçe
belediye başkan adayı, İstanbul Gösteri Merkezi’nde, Bahçeli’nin katıldığı
törenle tanıtıldı.

Bahçeli, burada yaptığı konuşmada, partililere televizyon propagandalarının
etkisi altında kalmamalarını, milletin karşısında başka alternatif yokmuş gibi bu
görüntüyü kabul etmemelerini ve morallerini bozmamalarını istedi.

Hükümetin gerilim stratejisine dayalı olarak kutuplaşma, cepheleşme ve
çatışmayı toplumun her alanına yayarak, kendi gününü gün etmek istediğini ve bu
stratejinin yerel seçimlerde de ortaya konulduğunu savunan Bahçeli, ”AK
Parti’nin aday tanıtım toplantısında adayının yaptıklarını ya da yapamadıklarını
anlatmak yerine çatışmayı, kamplaşmayı, kavgayı körükleyen üslup bozukluğu
içindeki ifadelerle kışkırtıcılık yaptığını” ileri sürdü.

Bahçeli, ”diğer partinin de bu tuzağa düşerek, bu gerilim stratejisinin
diğer ucu olarak birbirinin kuyusunu kazan, iftira atan, kötüleyen bir anlayışla
bir demokratik yarış yaptığını zannettiğini” kaydetti.

Bu seçimin, 6 yıldan beri bu ülkeyi yöneten zihniyete ”dur” demenin ilk
işareti olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, ”Bu seçimde AK parti
Türkiye genelinde önemli sayılabilecek bir oy kaybına uğrarsa, bu kötü yönetime
‘dur’ diyebilmenin ilk işareti verilmiş olacak. Ondan sonra TBMM’de önemli
değişimler, gelişmeler olabilir. Ve Türkiye’nin gelecekte iktidarının kim olacağı
noktasında toplum vicdanında milli iradenin şekilleneceği bir ufuk görülebilir”
dedi.

Bahçeli, milli iradeyi sandıkta bütünüyle temsil edebilmek için 29 Mart
sabahı herkesin koşa koşa sandık başına gitmesini ve yüksek bir katılım
sağlanmasını istedi.

Bahçeli, küresel krizin Türkiye’ye doğru geldiğine işaret ederek, ”Sayın
Başbakan, hala teğet çizgisinde kendini kabul etme. Tamamen toplumun çekirdeğine
gelmiş. Neresi teğet? Toplum gittikçe krizin tesiri altında kalmış” şeklinde
konuştu.

”Bu seçim yalana, yoksulluğa, yolsuzluğa, teslimiyetçi anlayışlara, sahte
kahramanlık heveslerine ‘dur’ demenin seçimi olacak” diyen Bahçeli, ”Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’yi çok büyük sıkıntılara sokabilecek tavırlardan
uzak kalmasını” istedi.

Devlet Bahçeli, vatandaşlara ”Ülkenin sahibi sizsiniz. O zaman karar da
sizin olsun. Ülkeniz için yüreğinizi ortaya koyun” diye seslendi.

Kaynak :( A.A)

BEYOĞLU’NDA İZİNSİZ GÖSTERİ

Beyoğlu’nda izinsiz gösteri düzenleyen gruptan
3 kişi gözaltına alındı.

Dolapdere Hacı Ahmet Meydanında toplanan bir grup, terör örgütü lehine
slogan atarak yürüyüşe geçti.

Polis tarafından önü kesilen gruptakiler, polise taş attı. Polisin müdahale
ettiği göstericiler ara sokaklara kaçtı. Grup üyesi olduğu belirlenen 3 kişi
gözaltına alındı.

Polisin müdahalesinin ardından ara sokaklarda yeniden toplanan grup üyeleri,
kaldırım taşlarını söküp, sokaktaki çöp konteynerlerini devirdi, park halindeki
bazı araçların camlarını kırdı.

Polisin biber gazı sıktığı gruptakiler, kaçarken AK Parti seçim bürosuna
taşlı saldırıda bulundu.

Gruptakilerden bazılarının DTP seçim bürosuna girmesi üzerine polis, büronun
bulunduğu sokağın giriş çıkışlarında önlem alarak bir süre bekledi.

Kaynak :( A.A)

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.